Yemen Dışişleri Bakanı adayı Afrah Al-Zouba, Husi Hareketi’nin Bab el Mendeb Boğazı üzerinden ticari nakliyeyi hedef alarak İran’ın Hürmüz Boğazı stratejisini taklit etmeye çalıştığını açıkladı. Riyad’daki Yemen büyükelçiliğinde gazetecilerle bir araya gelen Zouba, uluslararası toplumun yetersiz tepkilerinin Husileri bu yönde cesaretlendirdiğini belirtti.
Boğazların Kapatılma Riski ve Bölgesel Gerilim
Husilerin stratejik hamlelerini değerlendiren Al-Zouba, “Husiler İran modelini kopyalamak istiyor ve bu iki ana boğazı, Körfez ve Kızıldeniz’e açılan kapıları kapatacak” şeklinde konuştu. Bu girişim, deniz trafiğinin en kritik noktalarından biri olan Bab el Mendeb’in kontrolü üzerinden küresel ticaret yollarını baskı altına alma çabası olarak görülüyor.
Kızıldeniz hattında tırmanan gerilimle birlikte Husiler; Suudi Arabistan’a yönelik füze saldırıları, insansız hava araçları ve gemilere uygulanan abluka yöntemlerini devreye soktu. Bölge, bu hamlelerle İran ile olan çatışmaların yeni bir cephesine dönüştü.
Suudi Arabistan’dan Ticari Nakliye Güvencesi
Saldırılara hava operasyonlarıyla yanıt veren Suudi Arabistan, Husileri dış güçlerin çıkarlarına hizmet etmekle suçlarken ticari nakliyenin güvenliğini sağlamaya kararlı olduğunu bildirdi. 2022 yılında sağlanan ateşkesin sınır ötesi saldırılarla bozulması, diplomatların ve yetkililerin tam kapsamlı bir savaş ihtimalini yeniden gündeme getirmesine yol açtı.
Yemen hükümetinin Suudi Arabistan’dan aldığı güçlü destekle gerilimi yönetmeye çalıştığı belirtilirken; Kızıldeniz kıyısından Suudi sınırına kadar uzanan cephe hattında hareketlilik sürse de henüz geniş çaplı bir saldırı başlatılmadığı kaydedildi.
Sektöre Yansımalar
Bab el Mendeb ve Hürmüz gibi iki kritik geçiş noktasının benzer stratejik modellerle tehdit edilmesi, deniz taşımacılığı maliyetlerini artıracak sigorta primleri ve rota değişikliklerini beraberinde getirebilir. Lojistik zincirler için bu belirsizlik, bölge limanlarının operasyonel güvenliğini öncelikli sorun haline getiriyor. Küresel sevkiyat rotalarının kalıcı olarak değişmesi, tedarik zinciri maliyetlerinde uzun vadeli artışlara yol açabilir.