Denizcilik tarihimizin en acı sayfalarından biri olan TCG Kocatepe’nin batışının üzerinden tam 52 yıl geçtikten sonra, şehitlerin anısına Mersin Deniz Müzesi bahçesinde çarpıcı bir anıt açıldı. 6 Haziran 2026 tarihinde gerçekleşen törenle hizmete sunulan “TCG Kocatepe ve Deniz Şehitleri Anıtı”, hem geminin trajik sonunu hem de Kıbrıs Barış Harekâtı’nda canlarını feda edenlerin hafızasındaki yerini simgeliyor.
52 Yıl Önceki Tragedi ve Anma Gerekliliği
Kaynak metinde detaylarıyla anlatılan olaya göre, TCG Kocatepe gemisi 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında, bazı çevrelerce dost ateşi olarak nitelendirilen bir hava saldırısına uğramıştı. Olayın yaşayan tanıklarına göre ise bu durum, Hava Kuvvetleri ağırlıklı tam bir koordinasyon hatası sonucu gerçekleşmişti. Gemi yaklaşık 5 saat boyunca terk edilmiş halde kalarak infilak etmiş ve bu süreçte 54 denizci şehit düşmüştür.
Bu hüzünlü hikaye, daha önce yayımlanan “TCG Kocatepe Nasıl Battı” adlı kitapta ve belgeselde tanık anlatılarıyla işlenmişti. Ancak somut bir anıtın oluşturulması fikri, 2024 yılında gerçekleşen Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. yıl dönümü etkinlikleri sırasında netleşti. O dönem Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’na iletilen taleple TCG Işın gemisi tahsis edilmiş ve görkemli bir denize çelenk atma töreni düzenlenmişti.
Bürokratik Engeller ve Deniz Kuvvetleri’nin Müdahalesi
Anıt projesinin hayata geçirilmesi süreci oldukça sancılı geçti. Proje sahibi, şehit yakınları ve gazilerin talepleri doğrultusunda Mersin yerel yönetimine hitaben çalışmalar başlatmış ancak söz verilen desteğe rağmen bürokratik engeller nedeniyle ilerleme sağlanamamıştı. Yedi kez Mersin’e giderek süreci hızlandırmaya çalışıldığı halde belediye nezdinde gerekli ilgi gösterilememişti.
İşte bu noktada Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu’nun desteği belirleyici oldu. 13 Şubat tarihinde yapılan görüşmede proje anlatıldı ve komutandan “Tamam yapacağız” sözü alındı. Süreç bu onayla hız kazandı; Akdeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Soner Kazankaya’nın yönlendirmesiyle çalışmalara 27 Şubat’ta başlandı. Mersin Tersane Komutanı Mühendis Albay Volkan Kamışoğlu başkanlığında yapılan koordinasyon toplantıları sonrası ekip, 22 Mart tarihinde sahada çalışmaya başladı.
Heykeltraş Sevinç Çiçek ve Anıtın Tasarımı
Sıradan bir sütun yerine, olayın duygusal derinliğini yansıtan kalıcı ve farkındalık yaratacak bir yapı tasarlandı. Proje, Kocatepe ailesinden Gazi Mehmet Çiçek’in eşi olan Yüksek Heykeltraş Sevinç Çiçek’e emanet edildi. Kocaeli Üniversitesi Resim ve Heykel Bölümü hocalarıyla hazırladığı taslaklar arasından seçilen proje, bir şehit eşinin hislerini sanatla harmanlayarak anıtın ruhunu oluşturdu.
Tuğamiral Soner Kazankaya ile Mersin Tersanesi personelinin yoğun desteğiyle 4 Haziran’da tamamlanan anıt, açılışta kırmızı bir örtüyle kaplıydı. Bu örtü, şehitlerin kanını simgeliyordu. Örtünün kaldırılmasıyla ortaya çıkan heykel, yan yatmış ve Akdeniz’in mavi derinliklerine dalar gibi görünen TCG Kocatepe gemisini temsil ediyordu. Tasarım, katılımcıların gözlerinden yaşlar akıtan etkileyici bir sahne oluşturdu.
Tören Detayları ve Stratejik Mesaj
6 Haziran 2026 tarihinde gerçekleşen açılış törenine Mersin Valisi Atilla Toros, Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Rafet Oktar ve A protokolü katıldı. Kurdele kesme merasimi, proje sahibinin yanı sıra Şehit Astsubay Temel Şimşir’in kızı Sibel Değirmenci ile komutanlar tarafından gerçekleştirildi. Törenin ardından şehit aileleri anıta çelenk koydu ve saygı duruşunda bulundu.
Etkinlik, müze içinde düzenlenen kokteylle devam etti. Ertesi gün ise Mersin Ticaret ve Sanayi Odası salonunda kalabalık bir davetli eşliğinde TCG Kocatepe belgeseli izlendi. Proje sahibi, bu süreci iki yıl süren bir mücadele olarak tanımlarken, sponsorlukta yaşanan zorluklara rağmen emekli maaşından katkı sağlayan vatanseverlerin desteğini vurguladı.
Anıtın açılışı, sadece bir anma etkinliği değil, aynı zamanda stratejik bir mesaj içeriyor. Metinde belirtildiği üzere, 54 şehidin canı pahasına ödenen bu “diyet”, Türkiye’nin jeopolitik konumunu değiştirdi ve Mavi Vatan doktrininin benimsenmesine zemin hazırladı. Yıllarca NATO konvoylarını koruyan Donanma, bugün Akdeniz’den Hint Okyanusu’na kadar uzanan bir alanda taarruzi yapıya kavuştu. Ayrıca yaşanan hataların önüne geçmek için milli harp sanayisinin kurulmasına ve sistemlerin güçlendirilmesine neden oldu.
Yazar, “Barış sağlanınca Tanrı unutulur askerler hor görülür” sözüne atıfta bulunarak, şehit isimlerinin taşıtlara verilmesinin önemini dile getirdi. Özellikle şehir hatları gemilerinde kullanılan isimlerin, gemilerin hizmet dışı kalıp farklı amaçlarla (bar, gece kulübü vb.) kullanılması durumunda şehit ruhlarına ihanet sayılacağına dikkat çekti. Yeni yapılacak gemilere bu kıymetli isimlerin yeniden verilmesi temennisiyle sona eren süreç, TCG Kocatepe’nin unutulmaz mirasını gelecek nesillere taşıyor.