Doğu Akdeniz’in stratejik limanlarından biri olan Ceyhan, Türkiye Cumhuriyeti’nin karasularındaki tam egemenliğini simgeleyen Kabotaj Kanunu’nun yürürlüğe girdiğinin 100. yıl dönümünü coşkulu bir atmosferde kutladı. Ceyhan Bölge Liman Başkanlığı tarafından organize edilen etkinlikler, ilçe yöneticileri, askeri yetkilileri, kamu kurumları temsilcileri ve denizcilik sektörü mensuplarının katılımıyla hem karada hem de denizde gerçekleştirildi.
Tören Programı ve Deniz Şehitlerine Saygı
Kutlamalar, protokol üyelerinin tören alanında toplandığı resmi programla başladı. Atatürk Anıtı’na Ceyhan Bölge Liman Başkanlığı adına çeleng sunulmasının ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve vatan uğruna hayatını kaybeden tüm deniz şehitleri anısına saygı duruşu yapılarak İstiklal Marşı okundu. Resmi törenin sonrasına davetlilere ikramlarda bulunuldu.
Programın devamında katılımcılar, Deniz Şehitlerini Anma Töreni için BOTAŞ iskelesinden römorkörler eşliğinde denize açıldı. Ceyhan Bölge Liman Başkanlığı’nın idari sınırları içerisinde bulunan sularda şehitlere ithafen çelenkler suya bırakılırken, liman sahasındaki römorkörlerin gerçekleştirdiği su gösterisi de etkinliğin görsel zenginliğini artırdı.
Kabotaj Bayramı’nın Tarihsel ve Ekonomik Önemi
Törende günün anlamına dair değerlendirmelerde bulunan Ceyhan Bölge Liman Başkanı Mustafa Yılmaz, 1 Temmuz 1926 tarihinde yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu ile Türk milletinin kendi limanları arasında yük ve yolcu taşımacılığı hakkının güvence altına alındığını belirtti. Yılmaz, bu düzenlemenin denizlerdeki egemenliğin hem fiilen hem de hukuken tesis edildiğini gösterdiğini ifade ederek, Kabotaj Bayramı’nın sadece sektörün değil milli egemenlik ve ekonomik bağımsızlığın da bir sembolü olduğunu vurguladı.
Atatürk’ün “Denizciliği Türk’ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız” sözünün bugünkü denizcilik vizyonuna rehberlik ettiğini söyleyen Yılmaz, dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 85’inin deniz yoluyla gerçekleştiğine dikkat çekti. Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili coğrafi yapısı, stratejik boğazları ve yaklaşık 8.500 kilometrelik kıyı şeridiyle küresel deniz ticaretinin önemli merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Yılmaz, Türk sahipli deniz ticaret filosunun 52 milyon DWT’nin üzerine çıkarak dünyanın önde gelen filoları arasında yer aldığını bildirdi.
Liman Performansları ve Tersane Sektörü
Yılmaz, limanlarda elleçlenen yük miktarının 2003 yılında 190 milyon ton seviyesindeyken günümüzde 553 milyon tonun üzerine çıktığını paylaştı. Konteyner taşımacılığında ise bu rakam yaklaşık 2,5 milyon TEU’dan 14 milyon TEU’nın üzerine yükseldi. Yılmaz, bu verilerin denizcilik sektörünün ülke ekonomisine sağladığı katkıların somut göstergeleri olduğunu belirtti.
Türkiye genelinde faaliyet gösteren 200’ün üzerindeki liman ve kıyı tesisinin Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika arasında kurulan ticaret ağının önemli bir halkası olduğunu söyleyen Yılmaz, deniz yolu taşımacılığının ihracat ve ithalatın temel taşı olmaya devam ettiğini vurguladı. Türk tersanelerinin sadece ticari gemi ve römorkör üretimiyle sınırlı kalmayıp dünyanın en prestijli mega yatlarının inşasında da küresel ölçekte söz sahibi olduğunu ifade eden Yılmaz, Türk mühendisliği ve işçiliğinin dünya denizciliğinde saygın bir marka haline geldiğini belirtti.
Stratejik Limanlar ve Gelecek Vizyonu
Enerji güvenliği açısından büyük önem taşıyan Oruç Reis, Barbaros Hayreddin Paşa ve diğer araştırma gemileriyle Türkiye’nin denizlerdeki hak ve menfaatlerinin kararlılıkla korunduğunu anlatan Yılmaz, Mavi Vatan vizyonunun denizlerdeki varlığı her geçen gün güçlendirdiğini söyledi. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında hedeflerin daha güçlü bir deniz ticaret filosu, rekabetçi limanlar ile çevreci ve teknolojik bir sektörle Türkiye’yi öncü denizci ülkeler arasına taşımak olduğunu vurguladı.
Ceyhan, İskenderun Körfezi ve Doğu Akdeniz bölgesinin enerji terminalleri, limanları ve lojistik altyapısıyla ülkenin deniz ticaretindeki stratejik konumunu pekiştirdiğini ifade eden Yılmaz, hayata geçirilen ve planlanan yeni projelerin bölgenin önemini artırdığını belirtti. Her yatırımın denizcilik gücüne, dış ticarete ve ekonomik kalkınmaya doğrudan katkı sağladığını söyleyen Yılmaz, konuşmasını denizlerde emek veren tüm denizcileri saygıyla anarak “Ne mutlu denizci millete, ne mutlu Türk denizcisine” diyerek 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nı kutladı.