Ana Sayfa Dünya Gündemi İTO Başkan Adayı Kpt. Mustafa Can: Makro Büyüme Tüccar…

İTO Başkan Adayı Kpt. Mustafa Can: Makro Büyüme Tüccarın Derdini Göstermiyor

Limandayız Editör · · 3 dk okuma
⚓ Sesli Haber Dinle AI VOICE
Haberi yapay zeka sesi ile sesli dinleyin.

Denizcilik sektöründe köklü bir geçmişe sahip, armatörlükten savunma sanayine kadar çeşitli alanlarda başarılı iş insanı kimliğiyle tanınan Kaptan Mustafa Can, İstanbul Ticaret Odası (İTO) başkanlığına adaylığını resmileştirdi. Makroekonomik göstergelerin büyüme kaydettiği bir dönemde tüccar kesiminin gerilediğini ve fakirleştiğini vurgulayan Can, mevcut yönetim eleştirilerinde bulunurken liyakat ve şeffaflık temelinde yeni bir vizyon sundu.

Denizcilik Tecrübesinden Oda Yönetimine

Kpt. Mustafa Can, daha önce Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyeliği görevini üstlenmiş ve bu süreçte odaların işleyiş dinamiklerini yakından tanıdığını ifade etti. Seçim mekanizmalarına hakim olduğunu belirten aday, güçlü rakiplere karşı kazandığı geçmiş deneyimini hatırlatarak halkın gücüne olan inancını dile getirdi. Dört yıl önce desteklediği bir değişim grubuyla birlikte görev yapan Can, o dönemki başarısını takiben görevden ayrılma kararı aldığını açıkladı.

“Beş yıllık bir süre sonunda yönetim körlüğü ortaya çıkabilir” diyen Can, sivil toplum kuruluşlarında ve odalarda pozisyonların gücünü kötüye kullanan kişilerin yer değiştirmesi gerektiğini savundu. Kendi yetenekleriyle katma değer yaratabileceklerin bu görevleri üstlenmesi gerektiğine inandığını belirten aday, STK’ların kalıcı bir aile yapısına dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.

Atatürk Vizyonu ve Millî Ekonomi

Kpt. Can, İTO’nun ajandasında Atatürk’ün yer almamasını kabul edemez konumda olduğunu ifade ederek ilk iş olarak Meclis kürsüsünde liderin resminin asılacağını taahhüt etti. 1926 yılında Atatürk’ün Karadeniz Vapuru ile gerçekleştirdiği gezici sergi projesini günümüz koşullarına uyarlayarak hayata geçirmeyi planlıyor.

Bu projede savunma sanayi, tekstil ve ilaç sektörlerinin ürünlerini içeren bir serginin tüm Avrupa’yı dolaştırılması hedefleniyor. Ayrıca gerekli izinler alındığında Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasını da bu kültürel ve ticari tura dahil ederek “millileşme hareketi” başlatmayı öngörüyor. Can, bunun sadece siyasetçilerin işi olmadığını, odanın bu konuda yön vermesi gerektiğini belirtti.

Demokratik Katılım ve Üye Sahiplenmesi

İstanbul Ticaret Odası’nın 800 binin üzerinde üyesi bulunmasına rağmen seçimlerde sadece 48 bin kişinin oy kullanmasının, odanın sahiplenilmediğinin en büyük kanıtı olduğunu vurguladı. Geçmişte Değişim Grubu nedeniyle daha yüksek katılım sağlandığını hatırlatan aday, berberden bakkala kadar tüm kesimlerin odaya sahip çıkması gerektiğini söyledi.

“İTO birkaç kişinin değil yüzbinlerce kişinin Odası olacak” diyen Can, 81 komiteden gelen temsilcilerin taleplerini dinleyerek Ankara’da çözüm arayacağını belirtti. Türkiye’nin toplam vergisinin yüzde 51’ini ödeyen tüccarların hükümet sözcülüğü yapılamayacağını ifade eden aday, zor durumdaki ticaret insanlarının sesi olmak istediğini vurguladı.

Ekonomik Bağımsızlık ve Tarım Vurgusu

Kpt. Can, İzmir İktisat Kongresi ruhunu günümüzde yaşatarak siyasi bağımsızlığın ekonomik bağımsızlıkla taçlandırılması gerektiğini savunuyor. Özellikle tarım sektöründe yaşanan planlama eksikliklerinin temel gıda ürünlerinde fiyat artışlarına neden olduğunu belirten aday, planlı ekonomiye geçişin komitelerle zorlanarak sağlanması gerektiğini söyledi.

“Tarım yoksa bir millet aç kalmaya mahkûmdur” diyen Can, yüksek kârlılık için ithalata dayalı politikalardan kaçınılarak yerel üreticiye öncelik verilmesi gerektiğini vurguladı. Küçük çiftçiler ve hayvancılara ücretsiz kurslarla destek sunulacağını belirten aday, millî ekonomi anlayışının benimsenmesini talep etti.

İstanbul’u Global Ticaret Merkezi Yapma Hedefi

Kpt. Mustafa Can, İstanbul’un Dubai gibi bir ticaret merkezi haline getirilmesi gerektiğini savunuyor. Deniz tüccarlarının büyük kısmının şu an Dubai veya Yunanistan’da faaliyet gösterdiğini hatırlatan aday, “Gelin İstanbul’u Dubai yapalım” çağrısı yaptı.

Mevcut enflasyon verilerine rağmen fabrikaların yurtdışına taşındığını ve armatörlerin gemilerini yurt dışında işletmek zorunda kaldığını dile getiren Can, tekstil sektörünün Mısır’a, yan sanayinin ise Romanya ve Bulgaristan’a kaymaya başladığına dikkat çekti. “İstanbul yürürse Türkiye koşar” diyerek odanın zor durumdaki tüccarın sesi olacağını taahhüt etti.

Yönetim anlayışında siyasi partilerle hiçbir bağının olmayacağını ve koltuğun bir hizmet makamı olduğunu vurgulayan Kpt. Can, “Denizcilik tecrübemiz gereği, denizde hata yapma lüksümüz yoktur; bu yüzden korkusuzca ilerleyeceğiz” sözleriyle projelerine güvenini belirtti. Yönetim kurulunda liyakatin esas alınacağını ve siyasi yakınlıkların referans olamayacağını açıklayan aday, işin ehline danışılacak ancak ikinci kontrol mekanizmasının da devrede tutulacağı bir yapı kurmayı hedefliyor.

← Önceki 5'inci Türkiye Denizcilik Zirvesi Başladı: Kabotaj 100 Yılı… Sonraki → Europa Gemiinde 20. Yıl Mutfak Festivali: 10 Michelin Yıldı…