Orta Doğu’nun stratejik deniz geçidi Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik dengeleri, Tahran yönetiminin ABD öncülüğündeki askeri diyaloga sert tepkisiyle yeniden gerilim eksenine kaydı. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Gharibabadi’nin açıklamaları, bölgedeki denizcilik operasyonları ve enerji lojistiği açısından kritik bir dönüm noktasını işaret ediyor.
İran yetkilisi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ABD Merkez Komutanlığı’nın (CENTCOM) bölgesel güvenlik düzeni kurma çabalarını meşru bulmadığını vurguladı. Gharibabadi, Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’ndeki istikrarın yabancı askeri koalisyonlar yerine komşu devletler arasındaki ikili anlaşmalarla sağlanması gerektiğini savundu.
Tahran, uzun vadeli barış için Washington’un bölgedeki askerî varlığının sona ermesini ve ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterilmesini şart koşuyor. İranlı diplomat, Batılı aktörlerin güvenlik dayatmalarını reddederek bu yaklaşımın jeopolitik gerilimi derinleştireceği uyarısında bulundu.
Bahreyn’de gerçekleştirilen toplantıda CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper başkanlık etti. Bahreyn Savunma Kuvvetleri’nin ev sahipliğinde düzenlenen diyaloga Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Umman, Katar, Suudi Arabistan, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Yemen’den üst düzey temsilciler katıldı.
CENTCOM yetkilileri, bu buluşmanın Suriye ve Lübnan’ın ABD öncülüğündeki bölgesel savunma mekanizmalarına ilk kez dahil edilmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Amiral Cooper, katılımcıların Hürmüz Boğazı üzerinden ticari gemilerin serbest geçişine bağlılıklarını teyit ettiğini ve Orta Doğu’daki hava/füze savunma koordinasyonunun güçlendirileceğini açıkladı.
Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve LNG sevkiyatının kritik bir darboğazı niteliği taşır. Bu nedenle boğazdaki güvenlik dinamikleri doğrudan ham madde fiyatlarını etkiler. Piyasa verilerine göre Brent vadili kontratları %1,02 düşüşle 70,84 dolar seviyesine geriledi; WTI ham petrol ise %1,21 kaybıyla 67,75 dolara indi.
Kpler’in takibi sonucunda elde edilen verilere göre, Temmuz ayı başında boğazdan toplam 34 doğrulanmış gemi geçişi kaydedildi. Trafikin yönler arasında dengeli dağılması, deniz akışının kesintiye uğramadığına dair bir işaret olarak okundu.
Gerilim anında ABD-İran arası Katar’da dolaylı teknik müzakereler sürdürüldü. Arabuluculuk görevini üstlenen Katar yetkilileri, 14 maddelik mutabakat zaptıyla ilişkili konularda pozitif gelişmeler olduğunu duyurdu. Tahran heyeti, Washington’la ihlalleri raporlamak için doğrudan bir iletişim hattı kurulmasını talep etti.
Washington yönetimi ise Katar’daki müzakereleri nükleer program ve deniz güvenliği başlıklarıyla birlikte değerlendiriyor. Ancak İran’ın CENTCOM’u reddetmesi, diplomatik kanallar açık olsa bile jeopolitik risk priminin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.
Sektör analistleri, Hürmüz Boğazı güvenlik rejiminin nasıl şekilleneceği konusunda iki farklı okuma arasında sıkıştıklarını belirtiyor. ABD ve Körfez müttefikleri uluslararası ticaret akınının korunmasını hedeflerken; Tahran bu geçişlerin kendi komutasında yönetilmesini istiyor. Ortak bir zemin bulunamazsa petrol fiyatlarında oynaklığın artması bekleniyor.