Küresel konteyner taşımacılığında geleneksel ağ yapısı köklü bir dönüşüm geçiriyor. Büyük taşıyıcılar, Singapur ve Malezya gibi devasa aktarma merkezlerindeki kapasitelerini azaltarak yükleri doğrudan üretim bölgelerine yakın ikincil limanlara yönlendiriyor. Sea-Intelligence’ın UNCTAD verileri üzerinden yaptığı analiz, Kızıldeniz krizi sırasında başlayan geçici ağ düzenlemelerinin artık kalıcı bir stratejiye dönüştüğünü gösteriyor.
UNCTAD Liman Düzenli Hat Deniz Taşımacılığı Bağlantı Endeksi (PLSCI) rakamları, bu merkezselleşme eğilimini net biçimde ortaya koyuyor. Singapur’un bağlantı endeksi 2025’in son çeyreğinde zirve yaptığı 1.876,95 puanından 1.833,94’e geriledi. Malezya’daki Port Klang ve Tanjung Pelepas limanları ise sırasıyla yüzde 5 ve yüzde 7’nin üzerinde düşüş yaşadı. Çin’in Shanghai ve Ningbo gibi dev limanlarında da bir önceki çeyreğe göre azalma kaydedildi.
Bu değişim sürecinde Vietnam’ın Haiphong limanı öne çıkıyor. Bağlantı endeksini ikinci çeyrekta 690,29’a yükselten Haiphong, üç aylık bazda yüzde 5,1 artışla en büyük kazananlardan biri oldu. Sea-Intelligence, bu gelişmeyi Çin+1 üretim stratejileri ve Güney Çin tedarik zincirleriyle olan yakın entegrasyona bağlıyor.
Tayland’ın Laem Chabang limanı ile Hindistan’daki Pipavav, Ennore ve Visakhapatnam gibi tesisler de aktarma yüklerinin dağılmasından önemli ölçüde faydalandı. Orta Doğu’da ise Cidde bağlantı endeksinde çeyreklik yüzde 14,9 artış kaydederken Khor Fakkan yüzde 189’luk keskin yükseliş gösterdi. Daha önce küresel sıralamalarda yer almayan Fujairah da alternatif aktarma noktası olarak yeniden gündeme geldi.
Sea-Intelligence, bu dönüşümün jeopolitik krizlere verilen geçici tepkiler ötesinde bir yapısal değişikliği yansıttığını vurguluyor. Şirket, taşıyıcıların mega limanlardaki kapasite tavanını aşarak fazla yükleri aktif biçimde ikincil bölgesel aktarmalara ve doğrudan ihracat kapılarına yönlendirdiğini belirtiyor.
Kaynak: 7Deniz